AKP: HDP'lileri biz tutuklatmadık, Kayyumları biz atamadık!

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, HDP'li milletvekillerinin tutuklanması ve kayyum atamalarına ilişkin olarak yaptığı açıklamada "Bu sürece siyaset olarak başından itibaren bizim en ufak bir dahlimiz olmadı" dedi.

AKP: HDP'lileri biz tutuklatmadık, Kayyumları biz atamadık!

 

Çeşitli programlara katılmak üzere Ordu'ya gelen Kurtulmuş, partisinin il başkanlığını ziyaretinde gazetecilerin sorularını yanıtladı.

 

Kurtulmuş, HDP'li belediyelere kayyum atanması ve bazı HDP milletvekillerinin tutuklanmasına yönelik soruya, "Karşı karşıya kaldığımız bu süreç hukuki bir süreçtir. Bilindiği üzere TBMM'de fezlekesi olan milletvekillerinin tamamının dokunulmazlıkları kaldırılarak yargı yolunun açılması ile ilgili anayasa değişikliği yapıldı. TBMM'de diğer partilerden de yani CHP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla da mevcut dokunulmazlık dosyaları kaldırılmış oldu. Böylelikle dosyası bulunan milletvekilleri ile ilgili hukuki süreç başladı. Bir kere bu süreç başından beri anayasal bir süreçtir." cevabını verdi.

 

Bu süreçte MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bizzat gelerek mahkemede savcıya ifade verdiğini anımsatan Kurtulmuş, aynı şekilde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da avukatını göndererek ifadesini verdiğini söyledi.

Kurtulmuş, AK Parti, CHP ve MHP'den milletvekillerinin de gelerek ilgili savcılara ifadelerini verdiğini dile getirerek, "Dolayısıyla bu bir hukuki süreç ama maalesef HDP'li vekiller bu hukuki süreçte ifade vermekten kaçındılar ve bunlarla ilgili savcılıklar tarafından kolluk kuvvetlerine verilen talimat yerine getirilerek, HDP'li milletvekilleri ile ilgili işlem başlatıldı." diye konuştu.

Bu işlemler çerçevesinde de bir kısmının tutuklandığını bir kısmının da serbest bırakıldığını belirten Kurtulmuş, "Dolayısıyla tamamen anayasaya ve Türkiye'deki mevcut hukuk sistemine uygun şekilde süreç devam ediyor. Bu sürecin sonuçlarını hep beraber göreceğiz. Bu sürece siyaset olarak başından itibaren bizim en ufak bir dahlimiz olmadı. Bundan sonra da olması düşünülemez. Bu yargının bağımsız kendi kuralları içerisinde atmış olduğu adımlardır." şeklinde konuştu.

"CHP'ye kapımız sonuna kadar açık olduğunu ifade ettik"

Kurtulmuş, bir başka gazetecinin, içerisinde başkanlık ve cumhurbaşkanlığı içeren anayasa değişikliği konusunda CHP'nin tavrını sorması üzerine, şöyle konuştu:

"Türkiye'de yeni anayasa ihtiyacı fantezi değildir. Yıllardır Türkiye'nin bu 12 Eylül'ün antidemokratik anayasal yapısından kurtulması siyasetin her zaman bir numaralı gündem maddesi olmuştur. Biz başkanlık tartışmalarını da Türkiye'de yeni bir anayasa reformu ihtiyacının bir parçası olarak gördük. Yürütmenin daha etkin, daha sonuç alıcı ve daha hızlı bir şekilde hareket etmesini sağlayacak mekanizmalardan birisi olarak gördük. Bu süreçte başından itibaren Türkiye siyasetinin bütün taraflarını bu sürecin içerisinde olumlu katkı sunmalarını arzu ettik. CHP'ye kapımız sonuna kadar açık olduğunu ifade ettik. Nihayetinde Türkiye'de bir anayasa değişikliği yapılacaksa bu anayasa değişikliği milletin tamamını ilgilendiren bir konudur. Sadece bir tek partinin, sadece iktidar ya da muhalefet partisinin meselesi değil tüm Türkiye'nin meselesidir."

İki farklı nitelikte anayasa çalışması yaptıklarını anlatan Kurtulmuş, "Bunlardan birisi büyük bir anayasa değişikliği paketidir. İkincisi ise Türkiye'de başkanlık sistemi ile ilgili gerekli düzenlemeleri yapan daha küçük kapsamlı bir anayasa çalışmasıdır. Bu 10-15 maddelik bir pakettir. Öyle görünüyor ki MHP bu sürecin başından beri başkanlık sistemi ya da cumhurbaşkanlığı sistemi adını verdiğimiz bu sistem değişikliği konusunda müspet bir yaklaşım içerisinde olacağı anlaşılıyor." değerlendirmesinde bulundu.

 

Kurtulmuş, bu anlamda tekliflerinin MHP'ye iletilmiş vaziyette olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Bakılacak. Onlar da bir karar verecekler. Biz aynı şekilde bu süreçte CHP'nin de bulunmasını arzu ederiz. CHP Türkiye'nin ana muhalefet partisidir. Onların bu sürece katkıda bulunmaları, kabul edip ya da etmedikleri noktaları açıkça kamuoyu ile paylaşarak yürümeleri Türkiye demokrasisinin bundan sonraki süreçlerde daha sağlıklı işlemesi bakımından doğru yoldur. Ama sonuçta biz bir başka partinin ne şekilde hareket edeceğini belirleyecek imkana sahip değiliz. Biz bu konuda açık ve netiz."

"Hepimizin birinci derecede savunması gereken şey Türkiye demokrasisidir"

CHP'nin meydanlara inerek miting düzenleyeceği yönündeki soruya ise Kurtulmuş, "15 Temmuz'daki tablo ortaya bir şey koydu. Hepimizin birinci derecede savunması gereken şey Türkiye demokrasisidir. Türkiye demokrasisini savunma demek çoğunluğu savunmak demektir. Herkes fikrini söyler. Herkes gösteri yapar. Ama yine 15 Temmuz'dan sonra karşımıza çıkan bir başka şeyde yeni kapı ruhudur. O 7 Ağustos tarihindeki ruh. Siyasi görüşlerimiz taban tabana zıt olsa da Türkiye'nin ortak menfaatleri konusunda ortaklaşa hareket etme imkanını artırmamıza zorunlu kılıyor." yanıtını verdi.

Numan Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Dolayısıyla 7 Ağustos ruhu Türkiye'de toplumu germemeyi, toplumu kutuplaştırmamayı, Türkiye'nin makul meşru siyasetini, siyasi rekabetini sürdürmesini, ama siyasi rekabetteki dili de düşmanlık ve karşıtlık dili üzerinden değil rekabet dili üzerinden kurmasının şart olduğunu bize söylüyor. Eğer bunu yapabiliyorsak buyursun herkes istediği mitingleri yapsın, istediği görüşleri ortaya sersin. Ama bu mitingler üzerinden bir karşıtlık, bizimkiler ve ötekiler şeklinde bir anlayış ortaya çıkacak, toplumu gerginleştirecek bir takım yeni siyasi gerilimler zemini hazırlanacaksa onun doğru olmayacağı kanaatindeyim. CHP başkanlık sistemine karşı çıkabilir, bununla ilgili istediği mitingleri yapabilir, ama bu mitingleri yaparken toplumu gerginleştirmekten kurtarmak gerekir."

"Açıkçası teröre destek olan milletvekillerine Avrupalı dostlarımız destek olmasınlar"

Avrupa'ya giden HDP'li milletvekillerine ve Avrupa'nın bu durum karşısındaki tutumunu değerlendiren Kurtulmuş, bu durumun son derece yanlış bir tavır, antidemokratik bir tavır, demokrasi düşmanlarına bağrını açmak ve Türkiye karşıtlarına ev sahipliği yapmak olduğunu vurguladı.

Numan Kurtulmuş, ortada net bir mesele olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de yargı süreçlerinden kaçmış ve Avrupa'ya kaçmış olan milletvekilleri var. Benzer şey onlar için olsaydı, diyelim ki Fransa'da, Almanya'da, Belçika'dan, İngiltere'den, oradaki sistemle problemi olan, orada yargı süreçleri içinde ifade vermesi istendiği halde kalkıp Türkiye'ye gelen milletvekilleri olsaydı ve biz bunları resmi ev sahipliği yapıp resmi olarak koruma altına alsaydık ne hissederlerse biz de aynı şeyleri hissediyoruz."

Bunun kabul edilebilir bir şey olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, "Demokratik dayanışma falan değildir, çünkü ortada bir demokrasi mücadelesi yok. Açıkçası teröre destek olan milletvekillerine Avrupalı dostlarımız destek olmasınlar, Türkiye olarak bunu bekliyoruz. Türkiye halkına karşı bir dostluk göstergesi değildir. Türk halkı bu dost Avrupalı müttefik ülkelerin halklarıyla beraber olacaklar. Ben Avrupalıların birkaç tane terörist ve terörist destekçisini değil 80 milyon Türk halkını desteklemelerinin daha doğru olduğunu düşünüyorum. Bir an evvel de bu terör destekçiliğini bırakmalarını tavsiye ediyorum." şeklinde konuştu.

 

Zernews 

anf diha jınha kutlmuş hdp tutuklama kayyum
loading...
loading...
Sosyal Medya
Gazete Manşetleri
sanalbasin.com üyesidir
Bumerang - Yazarkafe
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
YEREL HABERLER
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Diyarbakır'da silahlı saldırı: Yaralılar var
Diyarbakır'da silahlı saldırı: Yaralılar var
Müjgan Ekin’in ailesinden İHD'ye başvuru
Müjgan Ekin’in ailesinden İHD'ye başvuru