Gernas NENAS - Bilindiği gibi Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Şırnak il yöneticisi Hurşit Külter'den 133 gündür haber alınamıyordu. Hurşit Külter'in bugünkü basın açıklamasından sonra yakından tanıdığım isimler de dahil olmak üzere birçok kişinin kafası allak bullak oldu.
Herkesin kafasında "Hurşit Külter hiç gözaltına alınmadı mı aslında?" sorusu cirit atıyor. Ama tabii ki gerçek öyle değil.
Öncelikle sağlıklı analiz yapmamız için Külter'in ilk gözaltına alındığı tarihlerde gündemdeki haberlere bakmak gerekir.
Öncelikle Külter'in gözaltına alındığını gören kişilerin olduğu gerçeğini unutmamak gerekir. Bununla birlikte Külter’in babası oğlunun o tarihlerde kendisini arayarak “şuan evde olduğunu, evin etrafının askerlerce sarıldığını, kendisini almaya geldiklerini, akıbetini araştırmalarını ve haklarını helal etmelerini” söylemiş ve hemen sonra iletişimin kesildiğini, oğlundan bir daha haber alamadığını ifade etmişti.
Bu gelişmenin hemen ardındansa Cizre'de operasyon yapan özel harekatçılar tarafından kullanılan bir Twitter hesabında Külter'in gözaltında olduğu şu ifadelerle doğrulanmıştır:
"BTÖ PKK/KCK Dosyasında Örgütün Sözde Şırnak Valisi Olarak Geçen Hurşit Külter Silahıyla Birlikte Bir Kanalizasyon Çukurunda Yakalandı."
Öte yandan Külter'in de bugün Kerkuk'te basın açıklamasında da değindiği gibi infaz edilmek istenmişti. Fakat medyada olağanüstü bir duyarlılık oluştuğu için bunu ertelediler. Gözaltına alındıktan 3 gün sonra halkın umudunu kırıp 'İnfaz edildi' yalanıyla oluşan baskıları durdurmayı amaçlamışlardı. Bunu doğrulayan açıklama ise Külter'in gözaltına alındığını duyuran özel herakatçılara ait Twitter hesabından geliyor yine:
"Kamera karşısında özyönetim ilan eden Hurşit Külter kanalizasyon çukurunda böyle helallik istemiş şimdi cehennemde"
Fakat halk umudunu yitirmedi. Israrla Hurşit Külter'in akıbetini sormaya devam ettiler, aksine tepkiler giderek büyümeye başladı. Bu sebepten dolayı infazı gerçekleştiremediler çünkü olaya uluslararası yetkililerin el atmasından korkuyorlardı.Gözaltına aldıklarını duyurdukları bir kişinin infaz edildiği Uluslasarası yetkililer tarafından tespit edilmesinden hoşnut olmayacaklardı tabii, bu yüzden infazı gerçekleştiremediler.
13 gün gözaltında kaldıktan sonra kaçmayı başaran Külter 40 gün boyunca Cizre'de saklanmak zorunda kaldığını, ondan sonra Kerkük'e geçtiğini açıkladı.
Havuz medyası ise Külter'in kaçmasından sonra algı operasyonu yaparak "Hurşit Külter Cudi kırsalına kaçıp PKK'ye katıldığını" duyurmuştu. Bunu duyurdu çünkü Külter'in kaçtığını bilen devlet yanılgıya düşüp Külter'in PKK'ye katılacağını zannetti. Kendini masum göstermek için de önceden senaryosunu hazırlayıp medyaya servis ettirdi. Fakat Külter'in Kerkük'te basın açıklaması yapması hesaplarını çökertti. Külter kaçmayı başardıktan sonra iddia edildiği gibi Cudi kırsalına gitmediği gerçeği ortaya çıktı.
Şunu da unutmamak gerek. Hurşit Külter eğer PKK'ye katılsaydı bugün ortaya çıkıp basın açıklaması yapmazdı, kamuoyunda öne çıkan desteği sonuna kadar kullanır, kendini göstermezdi.
Gernas NENAS - AmedToday

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol