Türkiye'de yaşıyoruz. Burada sana insani açıdan değer verilmesi için ilk şart; Kürt doğmamaktır. Oldu ki elde olmayan nedenlerden dolayı Kürt doğdun, o zaman bundan utanmak zorundasın. Irkını, milliyetini, dilini, kültürünü, tarihini; seni sen yapan her şeyi ret etmek zorundasın.

Yoksa ne mi olur? Yoksa kanın beş kuruş etmez. Ne sağcı lügatında ne de solcu lügatında. 

Ya Türk Solu saflarında direnecek, Berkin Elvan gibi hep anılacaksın. Ya da her şeye inat şerefini satmayıp Hacı Lokman Birlik gibi bir askeri aracın arkasında sürüklenip terörist damgası yemeye razı kalacaksın. Çünkü Kürt olduğunu kabul etmişsin, Kürt'ün kanı kaç para eder ki?

Ya Can DÜNDAR gibi olacak, hayatında bir kere doğru bir haber yapıp kahraman olacaksın. Her kes seni konuşacak, ya da Azadiya Welat yazı işleri müdürü Rohat AKTAŞ olacaksın, yakılacaksın ve kimse seni konuşmayacak, unutulacaksın. Çünkü Kürd'ün kanı beş kuruş etmez.

Ya Arap olacaksın, her yerde dilin olan Arapça yazılı levhalar, dükkan isimleri olacak Hatta devlet dairelerinde senin dilinle hizmet verilecek sana. Ya da Kürt olmaktan vazgeçmeyecek, dilini kullandığın için ceza ödeyecek, hapse atılacak, öldürüleceksin. Kimsin ki sen, beş kuruş eder mi kanın?

Türbanlı olsan dahi Kürt olmamalısın. Türk olmalısın ki olası bir tutuklanmada kelepçesiz, kendi rızanla adliyeye gitme hakkına sahip olasın. Haa türbanın var ama inatla Kürt mü olacaksın? O zaman tekmeye, jopa, kelepçeye, zorbalığa, tartaklanmaya mahkum kalacaksın. Bilmiyor musun burada Kürt'ün kanının beş kuruş etmediğini?

Futbolda bile Türk takımı olmalısın ki sana yapılan tek bir usulsüzlükte her kes arkanda dursun, senin hakkını savunsun, haftlarca gündemde tutsun ki bir daha kimse sana karşı yanlış karar vermesin. Amedspor gibi Kürt takımı olursan işin yaş arkadaş. Kim savunacak senin hakkını? Bir kere Kürt'sün sen arkadaş, senin kanın kaç para ki senin hakkını korusun?

Türk olmak zorundasın. Türk olmalısın ki Cerattepe örneğinde de gördüğümüz gibi senin yurdunda yapımına karşı durduğun bir proje dayatıldığında her kes arkanda dursun, geri adım attırılsın. Mardin gibi Kürt olursan eğer tarihi değerlerin, kutsal toprakların sular altında kalır ve kimsenin gıkı çıkmaz. E dedik ya kardeşim, Kürt'ün kanı beş kuruş et-mi-yor.

Ya Kürt olduğunu gizleyecek Özcan DENİZ gibi baş tacı olacaksın, ya da Kürt olduğunu gizlemeyecek ama Kürt olmaktan utanıp Mahsun KIRMIZIGÜL gibi sevileceksin, ya da Kürt olduğunu göğsünü gere gere söyleyeceksin utanmadan ve Ahmet KAYA gibi linç edileceksin

Ya "Benim de Kürt arkadaşlarım var ama hiç biri terörist değil." Cümlesindeki Kürt olup kayırılacaksın ya da "Kürtçe anlıyorum ama konuşamıyorum." Cümlesini kuran Kürt gibi her şeye rağmen, inadına Kürt kalmak için çabalayacak ve hain olduğunu kabulleneceksin. Çünkü Kürt'ün kanı beş kuruş etmez.

Ve mümkünse öldürüleceğin yeri de iyi seçmen gerekir. Amed'te ölürsen vay haline. Yakılabilirsin, cesedin çırılçıplak teşhir edilebilir, bozulmasın diye buzdolabında saklayabilirler, üzerinden zırhlı araç geçebilir, bodrumlarda kimyasalla öldürülebilirsin ama kimsenin umrunda olmaz. Çünkü Amed'te yaşıyorsan yüksek ihtimalle Kürt'sündür. Dedik ya arkadaş; Kürd'ün kanı beş para etmez diye. Kim seni niye konuşsun ki? Mesela Ankara'da öldürülmelisin ki her kes seni haber yapsın, köşesinde yazsın, televizyonda konuşsun, acıklı/dokunaklı hayat hikayen paylaşılsın.

Kızılay'da öldürülürsen CHP'nin eski Kürt milletvekili Hüseyin AYGÜN çıkar "Kızılay'daki saldırı Sur'da yapılandan bin kat daha vahşidir, büyük bir insanlık suçudur.." der. Niye? Çünkü sen azıcık insansın, Türk ise bin kat daha insan. Bundan dolayı Türk'ün öldürülmesi bin kat daha fazla insanlık suçudur.

Gernas NENAS 
17.03.2016 PERŞEMBE - İSTANBUL

 

 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol