Çeviköz: “26 Eylül’de bağımsız bir Kürdistan devleti ortaya çıkmayacak”

Türkiye’nin eski Bağdat Büyükelçisi Ünal Çeviköz, 25 Eylül’de yapılması planlanan Bağımsızlık Referandumu’nu değerlendirdi.

Çeviköz: “26 Eylül’de bağımsız bir Kürdistan devleti ortaya çıkmayacak”

Türkiye’nin eski Bağdat Büyükelçisi Ünal Çeviköz, 25 Eylül’de yapılması planlanan Bağımsızlık Referandumu’nu değerlendirdi.

18 Eylül 2017 Pazartesi 23:04
Çeviköz: “26 Eylül’de bağımsız bir Kürdistan devleti ortaya çıkmayacak”

AmedToday-Türkiye’nin eski Bağdat Büyükelçisi Ünal  Kürt Bölgesel Yönetimi’ndeki (KBY) bağımsızlık referandumundan sonraki sürecin yönetilmesinin önemli olduğunu ifade ederek “25 Eylül’deki referandumdan sonra 26 Eylül’de birdenbire bağımsız bir Kürdistan devletinin ortaya çıkmayacağını hepimiz biliyoruz" dedi.

KBY'de 25 Eylül'de yapılacağı açıklanan bağımsızlık referandumu yaklaşırken bu sabah Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Irak sınırında Habur-Silopi bölgesinde askeri tatbikat yapıldığını duyurdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KBY referandumu konusunda Türkiye'nin ne gibi adımlar atacağını 22 Eylül'de yapılacak Milli Güvenlik Kurulu toplantısından sonra açıklanacağını ifade ederken Başbakan Binali Yıldırım bugün yaptığı açıklamada "Gerek Suriye'de gerek Irak'ta birtakım hayaller peşinde olanlar, burada yapay devlet olmaya çalışanlar şunu iyi bilsinler; ulusal güvenliğimizi tehdit edecek, içeride ve dışarıda her türlü girişim gerekli karşılığı anında görecektir" dedi.

Türkiye'nin KBY'de yapılması planlanan bağımsızlık referandumuna ilişkin politikasını Sputnik'e değerlendiren emekli büyükelçi Ünal Çeviköz, hükümet yetkililerinin KBY referandumu konusunda daha önce sert mesajlar vermekten kaçınırken referandum tarihi yaklaştıkça mesajlarını sertleştirmelerini "iç politikaya dönük mesaj" olarak nitelendirdi. "Bunun ben tamamen iç politika maksatlarıyla yapıldığı düşüncesindeyim" diyen Çeviköz, "Çünkü bu konuda muhalefet partilerinden ciddi sesler yükseldi ve hiç de hoş olmayacak, Türkiye'de yaşayan Kürt kökenli vatandaşlarımızı dahi rencide edecek birtakım ifadelerde bulunuldu. Şimdi tabii bunun gerisinde kalınmamaya çalışılıyor. Dolayısıyla Türkiye'de maalesef birçok meselede olduğu gibi dış politika konularında da iç politika her zaman öne çıkıyor ve iç politik saiklerle ya da iç politikada birtakım mesajlar vermek maksadıyla dış politika araçsallaştırılıyor" diye konuştu.

'TATBİKAT, KBY'YE GÖZDAĞI NİTELİĞİDE'

Bu sabah TSK'nın açıkladığı Irak sınırındaki tatbikatın KBY referandumuna yönelik 'gözdağı' niteliğinde olduğunu dile getiren Çeviköz, "Bu şekilde bir çıkış yapmak ve bu referandumun engellenmesi girişimlerinde bulunmak bence tehlikeli. Zira bu, gerginliği arttırmaktan başka bir işe yaramıyor. Çünkü KBY'de karar çok kesin bir şekilde açıklandı. Referandumun yapılmasından vazgeçilmeyeceği Mesut Barzani tarafından dile getirildi. Türkiye'ninkine benzer görüşleri Bağdat yönetimi de dile getiriyor. Öte yandan Rusya, ABD ve uluslararası kamuoyundan da referandumun şu sırada zamanının olmadığı yönünde ifadeler dile getiriliyor. Ama buna rağmen KBY bu kararından vazgeçmeyeceğini söylüyor. Dolayısıyla bunu sıcak çatışmaya doğru tırmandırmak bence tehlikeli. Çünkü ısrar edilmesi oraya doğru götürüyor, o tatbikat da buna işaret ediyor, bir gözdağı niteliğinde" dedi.

'REFERANDUM SONRASI ERBİL-BAĞDAT ARASINDA DİYALOĞUN KURULMASINA YARDIMCI OLUNMALI'

KBY'de yapılacak referandumun hemen ardından bağımsızlık ilan edilmeyeceğini ifade eden Çeviköz, şöyle konuştu:

"Biz herhalde şunu göremiyoruz ya da görmek istemiyoruz.Bu tür referandumlar yapıldığının hemen ertesi günü birdenbire ortaya bağımsız bir devlet çıkartmıyor. Benzer bir durum İspanya'nın Katalonya bölgesinde de olacak, orada da benzer sıkıntılar var. Ama 25 Eylül'deki referandumdan sonra 26 Eylül'de birdenbire bağımsız bir Kürdistan devletinin ortaya çıkmayacağını hepimiz biliyoruz. O zaman bu referandumu engellemenin çok ciddi bir güvenlik sıkıntısı yaratacağını ve işi sıcak çatışmaya doğru tırmandıracağını anladığımıza göre referandumdan sonraki süreci daha iyi yönetmek önemli. Bunun en azından ne şekilde bir gelişmeye yol açacağını, bunun barışçıl bir şekilde referandum sonrasında Erbil ile Bağdat arasında diyaloğun kurulmasına yardımcı olması için bir mekanizma haline dönüştürülmesini sağlamak lazım. Aksi takdirde bu sadece Türkiye ile Türkiye'nin sınırları dışındaki Kürtler arasındaki gerginliği arttırmakla kalmayacak, korkarım Türkiye'nin içinde kendi vatandaşlarımız arasındaki gerginliği tırmandıracaktır."

Türkiye'nin referandum sonrası politikasını öngörmenin zor olduğunu ifade eden Çeviköz, "Eğer bu, Türkiye'nin herhangi bir şekilde bu tatbikatlarla vermek istediği mesaj gibi referandumu engellemek maksatlı bir harekâta dönüşürse bu zannediyorum Bağdat yönetimi tarafından da tepkiyle karşılanır. Her ne kadar Bağdat yönetimi referandumun yapılmasını istemiyor ise de herhalde bu konuyu Erbil ile Bağdat arasında bir mesele olarak görmeyi tercih edecektir. Türkiye'nin Bağdat da nasıl olsa istemiyor, o zaman biz de Bağdat'la birlikte hareket ederiz diyerek beklenmedik bir şekilde tırmandırmaya girmesini, Bağdat'ın ulusal egemenliğine müdahale olarak değerlendireceğini düşünüyorum. Onun için şimdilik yapılanların bu aşamada bu şekilde kalması dileğini dile getirmekten başka çare yok" diye konuştu.

Loading...
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Onurlu 2017-09-19 05:54:39

Kürtler nerde birşey yaparsa ne yapsa türk kısmına batıyor kürt den bukadar korkan kimse görmedik