Fehim Işık: Hakan Fidan’ın Bab kapısındaki bekleyişi

“Türkiye’nin Rusya ile birlikte geliştirdiği ‘aksiyonlar’, AKP iktidarının Batı ve ABD’ye karşı kullandığı kozmuş”

Fehim Işık: Hakan Fidan’ın Bab kapısındaki bekleyişi

“Türkiye’nin Rusya ile birlikte geliştirdiği ‘aksiyonlar’, AKP iktidarının Batı ve ABD’ye karşı kullandığı kozmuş”

09 Şubat 2017 Perşembe 22:11
Fehim Işık: Hakan Fidan’ın Bab kapısındaki bekleyişi

Gazeteci Fehim Işık, Türkiye’nin Fırat Kalkanı Herekatı kapsamında başlattığı El Bab operasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cerablus operasyonunun kısa sürede başarıya ulaştığını ifade eden Işık, El Bab’da Suriye’nin Türkiye’ye gizli desteğine dikkat çekti.

“Türkiye Cerablus’a girdikten sonra ilk günler hızlı ilerledi. İlk 15 gün neredeyse ele geçirmek istediği alanın yarısından fazlasını kontrol altına aldı”ğını anımsatan Işık, “TSK, Bab kapısına dayandığından bu yana istediği ilerlemeyi bir türlü sağlayamıyordu. 170 günü dolan Fırat Kalkanı harekatının neredeyse son 2 ayını Bab kapısında geçiren Türkiye, bu alanda ancak Rusya’da düzenlenen Astana toplantılarından sonra ilerlemeye başladı” değerlendirmesinde bulundu.

Suriye’nin Rusya ve ABD ile Türkiye’ye destek olduğunu savunan Işık, “Halep’i Türkiye ile işbirliği içinde teslim alan Suriye, adeta bu işbirliğinin diyetini ödercesine Türkiye’nin Bab harekatına görünmez destek vermeye başladı. Bu dönem konuşulan iddialardan biri de MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Ortadoğu’daki girişimleriydi. Fidan’ın Bab kapısındaki bekleyişi, daha doğrusu ortaya çıkması kuvvetle muhtemel hezimeti aşmak için İran ve Suriye’deki mevkidaşları ve Dışişleri yetkilileriyle peş peşe bir araya geldiği, yazıldı-çizildi. Bab’da yaşanan askeri trafiği görünce Hakan Fidan’ın Ortadoğu trafiğine dönük iddiaların altının boş olduğunu söylemek pek olası değil” dedi.

Fehim Işık’ın Artı Gerçek’te yayınlanan, “Türkiye’ye Ortadoğu’da yeni rol mü verildi?” başlıklı yazısı şöyle:

Türkiye Cerablus’a girdikten sonra ilk günler hızlı ilerledi. İlk 15 gün neredeyse ele geçirmek istediği alanın yarısından fazlasını kontrol altına aldı.

TSK, Bab kapısına dayandığından bu yana istediği ilerlemeyi bir türlü sağlayamıyordu. 170 günü dolan Fırat Kalkanı harekatının neredeyse son 2 ayını Bab kapısında geçiren Türkiye, bu alanda ancak Rusya’da düzenlenen Astana toplantılarından sonra ilerlemeye başladı.

Astana toplantılarından sonra dikkat çeken nokta bir tek Türkiye’nin Bab kapısında beklerken sağladığı ilerleme değil. Bu toplantılar sonrasında Türkiye ile eş zamanlı olarak Suriye ordusu da Bab’ın güneyinden askeri operasyon başlattı. Halep’i Türkiye ile işbirliği içinde teslim alan Suriye, adeta bu işbirliğinin diyetini ödercesine Türkiye’nin Bab harekatına görünmez destek vermeye başladı. Bir diğer dikkat çeken nokta Rus ordusuna ait uçakların Türkiye’nin Bab’ın kuzeyinden başlattığı harekatın yanı sıra Suriye’nin Bab’ın güneyinden başlattığı harekata da destek vermesiydi. ABD’nin başını çektiği Uluslararası Koalisyon güçlerine ait uçaklar da sessiz kalmadı. Onlar da Bab bölgesindeki IŞİD mevzilerini bombaladılar.

Bu dönem konuşulan iddialardan biri de MİT Müşteşarı Hakan Fidan’ın Ortadoğu’daki girişimleriydi. Fidan’ın Bab kapısındaki bekleyişi, daha doğrusu ortaya çıkması kuvvetle muhtemel hezimeti aşmak için İran ve Suriye’deki mevkidaşları ve Dışişleri yetkilileriyle peşpeşe bir araya geldiği, yazıldı-çizildi. Bab’da yaşanan askeri trafiği görünce Hakan Fidan’ın Ortadoğu trafiğine dönük iddiaların altının boş olduğunu söylemek pek olası değil.

Tüm bu hengamede yaşananları görmezden gelen Türkiye’nin ‘ana akım’ medyasında konuşulan ise şu: Türkiye’nin Rusya ile birlikte geliştirdiği ‘aksiyonlar’, AKP iktidarının Batı ve ABD’ye karşı kullandığı kozmuş.

Peki, gerçekten öyle mi?

Tüm bu ilişkiler içinde Türkiye iddia edildiği gibi yüzünü Batı cephesinden Doğu’ya mı dönmüş durumda?

Yazının tamamı burada.

Loading...
Son Güncelleme: 10.02.2017 20:14
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol