‘Türkiye- ABD Tarihinde ki En Büyük Kriz Yaşanıyor: Neden ve Sonuçları’

Güvenlik analisti Gareth Jenkins, Türkiye ile ABD arasında yaşanan krize ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 ‘Türkiye- ABD Tarihinde ki En Büyük Kriz Yaşanıyor: Neden ve Sonuçları’

Güvenlik analisti Gareth Jenkins, Türkiye ile ABD arasında yaşanan krize ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

11 Ekim 2017 Çarşamba 17:22
 ‘Türkiye- ABD Tarihinde ki En Büyük Kriz Yaşanıyor: Neden ve Sonuçları’

AmedToday-Orta Asya-Kafkasya Enstitüsü ve İpek Yolu Çalışmaları Programı'nda güvenlik analisti olarak İstanbul'da görev yapan Jenkins, Türkiye ile ABD arasında yaşanan krize ilişkin Sputnik'e değerlendirmelerde bulundu.

Ankara ile Washington arasındaki gerginliğin bir yıldan uzun süredir tırmandığını vurgulayan Jenkins, "Bu kesinlikle Türk-ABD ilişkilerinde gördüğüm en büyük kriz" ifadelerini kullanarak yaşananların sanılanların aksine ciddi gelişmelere gebe olduğuna işaret etti.

Bu kapsamda ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını yumuşatmak amaçlı kara para aklamak suçlamasıyla Mart 2016'da ABD'de tutuklanan Azeri-Türk işadamı Rıza Sarraf'a dikkat çeken analist, diğer yandan geçen yıl bazı Türk ve ABD vatandaşlarının Türkiye'de casusluk suçlamasıyla tutuklandığını belirtti.

Jenkins, Türkiye'de casusluk suçlamasıyla tutuklanan kişiler arasında PKK ile ilişkileri olduğu ileri sürülen bir ABD Konsolosluk çevirmeni olduğunu da vurguladı.

Ardından 4 Ekim günü, ABD'nin Ankara'daki Büyükelçiliği'nde görev yapan Türk vatandaşı Metin Topuz'un FETÖ ile ilişkisi olduğu iddiasıyla tutuklanması geldi. Türk medyasına göre Topuz, 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'casusluk' ve 'Türkiye hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçlamasıyla tutuklandı.

Topuz'un tutuklanmasına yanıt olarak ABD, 8 Ekim'de Türkiye'deki temsilciliklerinde göçmen olmayan vize hizmetlerini askıya aldı. Buna hemen aynı şekilde karşılık veren Türkiye, ABD vatandaşlarına göçmen olmayan tüm vize işlemlerinin askıya alındığını duyurdu.

Konuya ilişkin ABD'den yapılan açıklamada, "Son zamanlarda yaşanan olaylar, ABD hükümetini, Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin ABD misyonunun tesisleri ve personelinin güvenliğine ilişkin taahhütlerini yeniden değerlendirmek zorunda bırakmıştır" ifadelerine yer verildi.

'ANKARA, SARRAF'A KARŞILIK SİYASİ REHİN ALMAYI AMAÇLIYOR OLABİLİR'

Türkiye'deki ABD temsilciliklerinde görev yapan şahıslara yönelik tutuklamaların nedeni hakkında değerlendirmelerde bulunan analist Jenkins, Ankara'nın  Sarraf'ın serbest bırakılabilmesi için siyasi rehin almayı amaçlamış olabileceğini dile getirdi.

Jenkins'e göre konunun en çarpıcı noktası ise Sarraf dosyasının Türk hükümetine, en önemlisi de ülkenin cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ulaşabilecek olması. Jenkins bu konuda, "Türkiye, ABD Erdoğan'a yönelik soruşturma açmadan önce Sarraf'ı almak için her şeyi göze almış" ifadelerini kullandı.

Jenkins, darbe girişiminin üzerinden 16 ay geçmiş olmasına rağmen Ankara'nın Gülen'i iade etmek konusunda Washington'ı şimdiye dek ikna edemediğine vurgu yapıyor.

'TÜRKİYE'NİN VERDİĞİ İZLENİM, TAKAS AMACIYLA İNSANLARI TUTUKLADIKLARI YÖNÜNDE'

Jenkins'e göre bu bağlamda, Türkiye'de 23 yıldır Hristiyan misyonerlik faaliyetleri yapan ABD'li papaz Andrew Brunson'ın tutuklanması da politik nedenler taşıyordu.

Brunson, Ekim 2016'da silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuklanmıştı. Tutuklanmasından yaklaşık 1 yıl sonra, 28 Eylül 2017'de Erdoğan, cumhurbaşkanlığı sarayında yaptığı bir konuşmasında ABD'ye Brunson'ı Gülen ile takas etmeyi teklif etti. Bu yaklaşıma ilişkin Jenkins, "Türklerin verdiği izlenim, Sarraf ve Gülen'i almaya çalışmakta çaresiz oldukları için, takas amacıyla insanları tutukladıkları yönünde" ifadelerini kullanıyor.

'TÜRK-RUS İLİŞKİLERİNİN HER İKİ UCU DA KESKİN'

Washington ile ilişkilerin hasar almasının yanı sıra, Ankara'nın attığı adımların Türkiye'nin NATO Bloğu içerisindeki konumuna da olumsuz yönde etki edebileceğini ifade eden Jenkins, Türk-Rus ilişkilerinin ise her iki ucunun keskin olduğu yorumunu yaptı.

Analiste göre bir yandan Ankara Rusya'ya yaklaşmaya çalışırken, öte yandan Erdoğan ülke içerisinde topladığı desteği yükseltmek için siyasi başarıya ihtiyaç duyuyor. Jenkins bunu şu ifadelerle değerlendirdi: "Erdoğan'ın ülkesindeki tabanı için Suriye'de oldukça zorlu bir şey deneyebilme ve bunun Rusya'nın çıkarlarıyla uyuşmaması ihtimali söz konusu."

Halihazırda Türkiye yönetimi ABD ve Almanya ile ciddi sorunlara sahip ve Jenkins'in ifadeleriyle, "Ülkede yolunda gitmeyen pek çok şey var."

'ERDOĞAN TEHDİTLERE RAĞMEN IKBY'YE KARŞI BİR ADIM ATMIŞ DEĞİL'

Jenkins, Erdoğan'ın 25 Eylül'de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde gerçekleştirilen bağımsızlık referandumuna şiddetle karşı çıkmasına ve Erbil hükümetine yönelik 'çok sert yaptırımlar almakla tehdit etmesine' rağmen, 'henüz hiç bir adım atmadığını da' söyledi.

 ‘Türkiye- ABD Tarihinde ki En Büyük Kriz Yaşanıyor: Neden ve Sonuçları’

Güvenlik analisti Gareth Jenkins, Türkiye ile ABD arasında yaşanan krize ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Orta Asya-Kafkasya Enstitüsü ve İpek Yolu Çalışmaları Programı'nda güvenlik analisti olarak İstanbul'da görev yapan Jenkins, Türkiye ile ABD arasında yaşanan krize ilişkin Sputnik'e değerlendirmelerde bulundu.

Ankara ile Washington arasındaki gerginliğin bir yıldan uzun süredir tırmandığını vurgulayan Jenkins, "Bu kesinlikle Türk-ABD ilişkilerinde gördüğüm en büyük kriz" ifadelerini kullanarak yaşananların sanılanların aksine ciddi gelişmelere gebe olduğuna işaret etti.

Bu kapsamda ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını yumuşatmak amaçlı kara para aklamak suçlamasıyla Mart 2016'da ABD'de tutuklanan Azeri-Türk işadamı Rıza Sarraf'a dikkat çeken analist, diğer yandan geçen yıl bazı Türk ve ABD vatandaşlarının Türkiye'de casusluk suçlamasıyla tutuklandığını belirtti.

Jenkins, Türkiye'de casusluk suçlamasıyla tutuklanan kişiler arasında PKK ile ilişkileri olduğu ileri sürülen bir ABD Konsolosluk çevirmeni olduğunu da vurguladı.

Ardından 4 Ekim günü, ABD'nin Ankara'daki Büyükelçiliği'nde görev yapan Türk vatandaşı Metin Topuz'un FETÖ ile ilişkisi olduğu iddiasıyla tutuklanması geldi. Türk medyasına göre Topuz, 'Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'casusluk' ve 'Türkiye hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçlamasıyla tutuklandı.

Topuz'un tutuklanmasına yanıt olarak ABD, 8 Ekim'de Türkiye'deki temsilciliklerinde göçmen olmayan vize hizmetlerini askıya aldı. Buna hemen aynı şekilde karşılık veren Türkiye, ABD vatandaşlarına göçmen olmayan tüm vize işlemlerinin askıya alındığını duyurdu.

Konuya ilişkin ABD'den yapılan açıklamada, "Son zamanlarda yaşanan olaylar, ABD hükümetini, Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin ABD misyonunun tesisleri ve personelinin güvenliğine ilişkin taahhütlerini yeniden değerlendirmek zorunda bırakmıştır" ifadelerine yer verildi.

'ANKARA, SARRAF'A KARŞILIK SİYASİ REHİN ALMAYI AMAÇLIYOR OLABİLİR'

Türkiye'deki ABD temsilciliklerinde görev yapan şahıslara yönelik tutuklamaların nedeni hakkında değerlendirmelerde bulunan analist Jenkins, Ankara'nın  Sarraf'ın serbest bırakılabilmesi için siyasi rehin almayı amaçlamış olabileceğini dile getirdi.

Jenkins'e göre konunun en çarpıcı noktası ise Sarraf dosyasının Türk hükümetine, en önemlisi de ülkenin cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ulaşabilecek olması. Jenkins bu konuda, "Türkiye, ABD Erdoğan'a yönelik soruşturma açmadan önce Sarraf'ı almak için her şeyi göze almış" ifadelerini kullandı.

Jenkins, darbe girişiminin üzerinden 16 ay geçmiş olmasına rağmen Ankara'nın Gülen'i iade etmek konusunda Washington'ı şimdiye dek ikna edemediğine vurgu yapıyor.

'TÜRKİYE'NİN VERDİĞİ İZLENİM, TAKAS AMACIYLA İNSANLARI TUTUKLADIKLARI YÖNÜNDE'

Jenkins'e göre bu bağlamda, Türkiye'de 23 yıldır Hristiyan misyonerlik faaliyetleri yapan ABD'li papaz Andrew Brunson'ın tutuklanması da politik nedenler taşıyordu.

Brunson, Ekim 2016'da silahlı terör örgütü üyeliği suçlamasıyla tutuklanmıştı. Tutuklanmasından yaklaşık 1 yıl sonra, 28 Eylül 2017'de Erdoğan, cumhurbaşkanlığı sarayında yaptığı bir konuşmasında ABD'ye Brunson'ı Gülen ile takas etmeyi teklif etti. Bu yaklaşıma ilişkin Jenkins, "Türklerin verdiği izlenim, Sarraf ve Gülen'i almaya çalışmakta çaresiz oldukları için, takas amacıyla insanları tutukladıkları yönünde" ifadelerini kullanıyor.

'TÜRK-RUS İLİŞKİLERİNİN HER İKİ UCU DA KESKİN'

Washington ile ilişkilerin hasar almasının yanı sıra, Ankara'nın attığı adımların Türkiye'nin NATO Bloğu içerisindeki konumuna da olumsuz yönde etki edebileceğini ifade eden Jenkins, Türk-Rus ilişkilerinin ise her iki ucunun keskin olduğu yorumunu yaptı.

Analiste göre bir yandan Ankara Rusya'ya yaklaşmaya çalışırken, öte yandan Erdoğan ülke içerisinde topladığı desteği yükseltmek için siyasi başarıya ihtiyaç duyuyor. Jenkins bunu şu ifadelerle değerlendirdi: "Erdoğan'ın ülkesindeki tabanı için Suriye'de oldukça zorlu bir şey deneyebilme ve bunun Rusya'nın çıkarlarıyla uyuşmaması ihtimali söz konusu."

Halihazırda Türkiye yönetimi ABD ve Almanya ile ciddi sorunlara sahip ve Jenkins'in ifadeleriyle, "Ülkede yolunda gitmeyen pek çok şey var."

'ERDOĞAN TEHDİTLERE RAĞMEN IKBY'YE KARŞI BİR ADIM ATMIŞ DEĞİL'

Jenkins, Erdoğan'ın 25 Eylül'de Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde gerçekleştirilen bağımsızlık referandumuna şiddetle karşı çıkmasına ve Erbil hükümetine yönelik 'çok sert yaptırımlar almakla tehdit etmesine' rağmen, 'henüz hiç bir adım atmadığını da' söyledi.

Loading...
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol