Bir referandum, açıklanamaz yönleri ve yarının
belirsizliği ile nereye doğru gittiğimizi anlamak git gide
güçleşiyor.

             Referandumun hayırı ve evetinden çok ortaya
çıkardığı siyasetsizlik ve sahte kabadayılık bizler için daha
önemli bir öncelik taşıyor.

             Derinliğini tam olarak anlamasak bile Avrupa görünürde
ülke siyasetçilerinin gerçek yüzünü ortaya çıkardı. Meğer
bizim ülkemiz siyasetçi değil kabadayılar tarafından
yönetiliyormuş.

             Son olaylar gösteriyor ki, Siyasi jargon ve siyasi
kültürden zerre nasibini almamış bir güruh büyük bir kayaya
tosladı. Sonucunda bu güruh tükürdüğünü yalayacak. Çünkü
kabadayılıkta bükemediğin eli öpmek bir zorunluluktur yaşamak
adına!

             Siyasi, sosyal, idari, askeri, ekonomik ve kültürel bir
alt yapı olmadığında bu devlet adına çalıştığını söylemek
aşırı komik bir durum ortaya çıkarıyor. Siyasetin asaletini
yitirdiğinizde bu durum anlaşılabilir. Çünkü bu güruh eğitim ile
atlatabileceğiniz bir durum değil.

             Türkiye siyasi yaşamında bürokrasi denen sistem, asaleti
oturtmaya çalışsa da konu bu ülke siyasetçileri olduğunda bünyeye
oturmadığı gayet net bir şekilde görülüyor.

             Oy istemek adına söylenen sözler, mitingler düzenleme
adına atılan tehditkâr üslup, ayrıştırıcı ve kıyımcı bir dil
ile toplumun kutuplaştırılması, siyasi dilin yerine asarım,
keserim, yaparım, ederim ve kimsede önümde duramaz anlayışı ile
bir ülke yönetilir mi?

             Normal şartlarda bu sorunun cevabı mümkün görünmese de
söz konusu ülke bizim ülkemiz ise bu durum gayet normal bir hal
alıyor. Bunda toplumun hatası yok mu? Mümkün ama yıllardır aynı
beyinciklerle yönetildiği için buda gayet normal bir durum. Körle
yatan şaşı kalkar hesabı.

             Belki bu durum birçok yandaş ve menfaat haytalarının
hoşuna gitse de bu durumu asla kabul etmemek gerekir.

             Bir yerde durup ya da dışarıdan izleyici olarak
ülkemizin hali ahvaline bakacak olsak. Ülkemi değil mi o da ayrı bir
tartışma konusu ama normal bir insanın kabul edebileceği hiç bir
atmosferik hava yok.

             Şimdi böyle yönetememezlik durumunda yönetme
hastalarının ülkeyi daha fazla yönetme arzusuyla şekillendirmeye
çalıştığı bir seçim söz konusu. Evet ya da hayır, ülkeyi
böyle yöneterek bu algı ve akıl ile yönettiğiniz sürece hangi
akıl sahibi siz olduğunuz için evet der ki,

             Yıllardır bu halk ne çektiyse siyaseti hizmet değil,
güç ve kudret ehli olmak adına kullananların elinden çekti. E bu
durumu değiştirmeyerek hangi akıl ile evet isteniyor.

             Böyle bir üslupsuzluk kabul edilebilir değil, evet de
vatansever hayır de terörist böylesi bir zihniyeti evet ile
şereflendirmek tam bir şeref yoksunluğudur. Kabadayılar devri bitti

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol